DÜNYA VİTRİNDE, ÜLKEM KASADA

Dünyada işler hızlandı.

Savaş başlatmak kolay, bitirmek zor. Ateşkes açıklanıyor, taraflardan biri henüz haberdar değil. Diplomasi gelişti mi bilinmez ama basın açıklamaları mükemmelleşti.

Ekonomistler büyümeyi, siyasetçiler istikrarı, teknoloji devleri geleceği konuşuyor.

İnsanlık ise bütün bu gelişmeleri biraz endişeyle, biraz hayranlıkla ve mümkünse taksitle takip ediyor.

Türkiye’ye döndüğümüzde manzara tanıdık.

Enflasyon düşüyor denildiğinde seviniyoruz. Ardından markete gidip fiyatların neden düşmediğini düşünüyoruz.

Eylül ayında yıllık enflasyon %29,73. Ağustosta toplam ciro artışı %31,8.

Rakamlar yanlış söylemiyor. Ama rakamlarla hayat arasında tercümanlık yapacak birilerine ihtiyacımız olduğu kesin.

Örneğin, fiyat artış hızının yavaşlamasıyla fiyatların düşmesinin farklı şeyler olduğunu biliyoruz. Yine de insanın bildiğiyle yaşadığı her zaman örtüşmüyor.

Daha ilginci, dünyada herkesin bir çözümü var.

Siyasetçinin, ekonomistin, akademisyenin, yorumcunun, hatta hiçbir şey bilmediğinden son derece emin olanların bile…

Eksik olan çözüm değil sanki.

Çözümü önerenle sonucuna katlananın aynı insan olmaması.

Dünyanın büyük sorunları konuşulurken küçük insanların hayatları gözden kaçıyor.

Oysa bir ülkenin gerçek gelişmişliği yalnızca ürettiği, sattığı, büyüttüğü rakamlarda değil; insanlarının yarına ne kadar güvenle bakabildiğinde de saklı.

Şimdi herkesin önünde bir gelecek var.

Kimisi yatırım planlıyor, kimisi tatil.

Kimisi de gelecek ay hangi masrafı erteleyeceğini.

Dünya vitrin düzenlemeye devam ediyor. Ülkemde kasanın önündeki kuyruk ise hâlâ uzun. İnsanlar hangi kart müsait hangi taksit seçeneği var ya da aldıklarının hangilerini standlara geri bırakacak onu düşünüyor.

Haaa bir de teknesini ya da yeni oyuncağının bir an önce eline geçmesi için araya aracı koyanlar da cabası…

MaviSimya / İlker Erel

Scroll to Top