Dünya Bizim Planlama Toplantısına Katılmıyor

Son çeyreğe giriyoruz.

Yakında şirketlerde o meşhur dönem başlayacak.

2027 hedefleri, bütçeler, satış tahminleri, yatırımlar, maliyetler, insan kaynağı, yapay zekâ projeleri…

Toplantılar yapılacak.

Sunumlar hazırlanacak.

Rakamlar yan yana dizilecek.

Ve dünya, bütün bunlardan habersiz kendi derdiyle ilerlemeye devam edecek.

Enerji başka yere gidiyor.

Faiz başka şey söylüyor.

Jeopolitik risk başka kapıyı çalıyor.

Yapay zekâ yatırımları bir yandan ekonomiyi desteklerken, diğer yandan enerji ihtiyacından finansmana, istihdamdan rekabete kadar yeni sorular yaratıyor.

Biz ise 2027 bütçesinin üçüncü revizyonunda yüzde 8 mi, yüzde 11 mi büyüyeceğimizi tartışıyor olabiliriz.

Görünen gerçekten bütün resim mi?

Spor dünyasında bahis ilişkileri konuşuluyor.

Kulüp yöneticileri, sporcular, hakemler, para hareketleri…

Bunlar soruşturmaların bize gösterdiği bölüm.

Peki ya görünmeyen bölüm?

Bir ekonomik düzen yalnızca parayı verenlerle alanlardan mı oluşur?

Onu meşrulaştıran kim?

Topluma anlatan kim?

Ekranda olağanlaştıran kim?

“Bilimsel” veya entelektüel gerekçesini hazırlayan kim?

Akademisyen nerede?

Televizyon yapımcısı nerede?

Medya nerede?

Danışman nerede?

Ve daha kötüsü:

Biz nerede duruyoruz?

Bunların hiçbirini peşinen suçlamak için sormuyorum.

Tam tersine.

Bir sistemin yalnızca görünen aktörlerine bakarak bütünü anladığımızı zannetmemek için soruyorum.

Çünkü artık yalnız ürün ve hizmet üreten bir ekonomi içinde yaşamıyoruz.

Kanaat de üretiliyor.

Bir de bilgi meselesi var

Bu sabah karşıma bilim dünyasından heyecan verici bir haber çıktı.

Fotoğraflar, anlatım, sunuluş biçimi…

İnsan ister istemez “dün olmuş” sanıyor.

Oysa olayın temelindeki bilimsel çalışma yıllar öncesine ait.

Bilgi yanlış değil.

Ama sunuluş biçimi, zamanı konusunda bambaşka bir kanaat yaratıyor.

Şimdi düşünelim:

Zaten hepimizin her konuda uzman olması mümkün değil.

Üstelik önümüzde insanlık tarihinde görülmemiş büyüklükte bir bilgi akışı var.

Bir de bunun üzerine eski bilgi yeniymiş gibi, yorum haber gibi, reklam bilgi gibi, kanaat gerçek gibi önümüze geliyorsa…

İşimiz hayli zor.

Hele kartvizitimizde “yönetici” yazıyorsa daha da zor.

2027 planına bir satır daha ekleyelim

Satış hedefimiz olsun.

Nakit akışımız olsun.

Yatırım bütçemiz olsun.

Yapay zekâ planımız olsun.

Ama yönetim toplantısına bir soru daha koyalım:

“Neyi doğru zannediyoruz?”

Arkasından birkaç soru daha gelebilir.

Bu bilgi güncel mi?

Kaynağı ne?

Neden şimdi karşıma çıktı?

Bana gösterilmeyen ne var?

Ve bütün bunların sonunda verdiğim karar gerçekten benim kararım mı?

Yapay zekâ önümüzdeki dönemde yöneticinin olağanüstü güçlü yardımcısı olacak.

Bundan kuşkum yok.

Ama ona yanlış zamanı, eksik bağlamı veya kötü veriyi verirsek, çok hızlı biçimde çok düzgün görünen yanlış sonuçlara da ulaşabiliriz.

Belki 2027 planlamasının ilk toplantısında bütçeyi açmadan önce şunu konuşmak gerekiyor:

Biz dünyayı mı izliyoruz,
yoksa bize gösterilen dünyayı mı?

Çünkü dünya bizim planlama toplantısına katılmıyor.

Kendi gündemi var.

Bizim işimiz de galiba önce onu doğru okumak.

MaviSimya / İlker Erel

Scroll to Top